Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu’nunda destekçileri arasında yer aldığı “Afetlerde İnsan Olmak” sempozyumu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve Manisa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü iş birliği ile MCBÜ Sağlık Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti.

“Bilimsel Güç, İnsani Duruş” temasıyla düzenlenen sempozyum, Afetlere yönelik farkındalığın artırılmasının hedeflendiği; kriz anlarında koordinasyon, müdahale süreçleri ve sağlık hizmetlerinin organizasyonu gibi kritik başlıkların ele alındığı sempozyuma ilgili kurum temsilcileri, STK’lar, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgisi oldu.
Sempozyumun açılış konuşmaları MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, Manisa AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu tarafından yapıldı.

MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer yaptığı konuşmada, afetlerin ülkemizin kaçınılmaz bir gerçeği olduğunu belirterek, afet öncesi, anı ve sonrasının birlik ve koordinasyon içerisinde yönetilmesi gereken süreçler olduğunu ifade etti. Üniversitelerin bu tür durumlarda temel görevinin, konuyu bilimsel bir perspektifle ele almak, bu doğrultuda eğitimler vermek ve afet sonrasında yaşanan süreçleri yine bilim ışığında değerlendirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Oktay Üçer, düzenlenen sempozyumun bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade ederek verimli geçmesi temennisinde bulundu.

Manisa AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı konuşmasında, afetlerin hem ülkemizin hem de dünyanın kaçınılmaz bir gerçeği olduğunu vurguladı. Afetler öncesinde gerçekleştirilen bu tür çalışmaların, risk azaltmaya yönelik hazırlık sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Doğada meydana gelen olayların aslında doğal olgular olduğunu ifade eden Pıhtılı, bir olayın afete dönüşebilmesi için insanların bu olaylardan etkilenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Afetin ana unsuru insandır” dedi. Yaşadığımız coğrafyanın deprem, sel ve yangın gibi afetlerin sıkça görüldüğü bir bölge olduğunu hatırlatan Pıhtılı, afetlerin yalnızca doğanın değil, aynı zamanda insanlığın da bir gerçeği olduğunu dile getirdi.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, sempozyumun açılış programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin doğal afetlerin sıkça yaşandığı bir coğrafyada yer aldığına dikkat çekti. Doğal afetlerin, dünyanın fiziki yapısı gereği ortaya çıkan doğal olaylar olduğunu belirten Topçu, bu olayların afet olarak nitelendirilmesinin ise insanlara verdikleri zararlar ve bu zararlara karşı yeterli korunmanın sağlanamamasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Özellikle yakın zamanda yaşanan Kahramanmaraş depremlerinin, afet bilincinin en üst seviyede olması gerektiğini bir kez daha hatırlattığını belirten Prof. Dr. Topçu, bu alanda eğitimlerin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Sempozyumun ilk oturumunda AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı ve İl Müdür Yardımcısı Fırat Şen, afetlerde acil durum yönetimi ve organizasyon süreçlerine ilişkin saha deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; Prof. Dr. İsmet Topçu ise afet öncesi hazırlık süreçlerinin önemine dikkat çekti. Topçu, özellikle sağlık sisteminin afetlere hazır hale getirilmesinde planlama ve eğitim faaliyetlerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
İkinci oturumda ise Prof. Dr. Alkan Bal, Prof. Dr. Beyhan Özyurt ve Prof. Dr. Emin Limoncu’nun sunumlarıyla afetlerin farklı toplumsal boyutları ele alındı.

Sempozyumda konuşma yapan Koordinatörümüz Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Özhan Kalaç, afet süreçlerinde engelli bireylerin karşılaştığı özgün zorlukları kapsamlı bir şekilde ele alarak, bu alandaki temel sorunlara dikkat çekti.
Kalaç, konuşmasında afet yönetiminde erişilebilirlik eksikliğinin hayati riskler doğurduğunu vurguladı. Afetlerde yaşanan kırılganlığın çoğu zaman bireyin engel durumundan değil; erişilemeyen çevre, bilgiye ulaşamama ve yetersiz organizasyondan kaynaklandığını belirten Kalaç, “Afetler herkesi etkiler, ancak etkisi herkes için aynı değildir” ifadeleriyle, engelli bireylerin afet anlarında çok daha yüksek risklerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Sunumunda farklı engel gruplarının afet anında yaşadığı somut güçlüklere de değinen Kalaç; işitme yetersizliği olan bireylerin uyarı sistemlerini fark edemeyebildiğini, görme yetersizliği olan bireylerin değişen mekânsal düzen nedeniyle tahliyede zorlanabildiğini, otizmli bireylerin ise yoğun uyaranlar karşısında donakalabildiğini ifade etti. Bu farklılıkların, standart afet planlarının birçok durumda yetersiz kalmasına yol açtığını söyledi.
Afet süreçlerinde en kritik sorunlardan birinin bilgiye erişim olduğunu belirten Kalaç, erken uyarı ve bilgilendirme sistemlerinin tüm engel gruplarına uygun biçimde tasarlanması gerektiğini vurguladı. Sesli, görsel ve sadeleştirilmiş içeriklerin birlikte kullanılmasının hayati önem taşıdığını kaydetti.
Kalaç ayrıca, afet yönetiminde kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirterek; tahliye planlarının erişilebilir hale getirilmesi, geçici barınma alanlarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun şekilde düzenlenmesi ve afet sonrası süreçlerde sağlık ile destek hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda engelli bireylerin yalnızca korunması gereken bir grup olarak değil, afet yönetimi süreçlerinde aktif rol üstlenen bireyler olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Kalaç, “Engelsiz bir afet yönetimi, herkes için daha güvenli bir toplum demektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Akademik oturumların yanı sıra etkinlik kapsamında Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu tarafından açılan bilgilendirme standı da katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Standda, afet yönetiminde dijital erişilebilirlik, kapsayıcı tasarım ve bilişim teknolojilerinin rolüne ilişkin çalışmalar paylaşıldı.
Sempozyum, Deprem Simülasyon Tırı’nda gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerle desteklenerek teorik bilgilerin pratik deneyimle pekiştirilmesine olanak sağladı. Etkinlik, afet bilincinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda insani ve kapsayıcı bir perspektifle ele alınması gerektiğini ortaya koyarak, “engelsiz afet yönetimi” anlayışına önemli katkı sundu.
Sempozyuma katkı sağlayan kurumlar:
Kızılay İl Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı UMKE, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Manisa AKUT Arama Kurtarma Ekibi, Manisa İHH, Manisa ANDA İnsani Yardımlaşma ve Arama Kurtarma Derneği, AFAD gönüllüleri, Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu, Hafsa Sultan Hastanesi İş Sağlığı Güvenliği ve Sivil Savunma Birimi ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu













